Ç-184 ve Ç-141 Tahdit Kodu Nasıl Kaldırılır? Giriş Yasağı Davası ve 2026 AYM Kararları

Ç-184 ve Ç-141 gibi “kamu güvenliği” gerekçeli tahdit kodları, çoğu zaman yabancının somut bir eylemi gösterilmeden konulur ve yıllarca sürebilir. Yargı kararları ise idarenin bu yasakları somut ve yeterli bilgiyle desteklemesini giderek daha açık biçimde aramaktadır. Anayasa Mahkemesi 28 Ocak 2026’da verdiği iki kararla bu çizgiyi aile hayatı ve adil yargılanma hakkı yönünden yeniden teyit etmiştir.

Tahdit kodu nedir?

Tahdit kodu, Göç İdaresi Başkanlığının kayıt sisteminde yabancının Türkiye’ye girişini yasaklayan veya izne bağlayan kayda verilen addır. Yabancı çoğu zaman bu kaydı ancak sınır kapısında geri çevrildiğinde öğrenir. İdare kayıtlarında ve dava dosyalarında rastlanan bazı “Ç” grubu kodlar şöyle tanımlanmaktadır:

KodKayıtlarda geçen tanımUygulamadaki anlamı
Ç-138Kabul edilemez yolcu (INAD) kapsamında tedbiren girilen kayıtSınır kapısında risk analiz birimlerince girilen kayıt
Ç-141Uluslararası güvenlik açısından sakıncalı görülenGenellikle 5 yıllık giriş yasağı
Ç-184Kamu güvenliği sebebiyle INAD yolcuGenellikle 5 yıllık giriş yasağı; süresi dolan yasakların “yeniden tanzimi” için de kullanılabilmektedir

Kodların resmî ve kamuya açık bir listesi yoktur; tanımlar idarenin kendi kayıtlarından ve dava dosyalarından öğrenilir. Bu nedenle ilk adım, yabancı hakkındaki kaydın ve dayanağının idareden yazılı olarak istenmesidir.

Yasal çerçeve

Giriş yasağının dayanağı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 9. maddesidir. Yargısal denetimde ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 20. maddesi belirleyicidir.

  • Yetki (6458 m.9/1): Göç İdaresi, gerektiğinde ilgili kurumların görüşünü alarak, Türkiye’ye girişi kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından sakıncalı görülen yabancıların girişini yasaklayabilir.
  • Süre (6458 m.9/3): Giriş yasağı en fazla beş yıldır. Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre en fazla on yıl daha artırılabilir.
  • Kaldırma ve geçici izin (6458 m.9/6): İdare giriş yasağını kaldırabilir ya da yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için girişe izin verebilir.

Bu düzenlemeden iki sonuç çıkar. Birincisi, yasak kişiye özgü bir sakınca değerlendirmesine dayanmalıdır. İkincisi, beş yılı aşan bir yasak için kanun ayrıca “ciddi tehdit” şartı aramaktadır. Süresi dolan bir yasağın yeni bir olgu gösterilmeden “yeniden tanzim” edilmesi, uygulamada bu şartın dolanılması sonucunu doğurabilmektedir.

  • İYUK m.20: Mahkemeler davaya ilişkin her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar ve taraflardan belge isteyebilir. Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine ilişkin bilgi ve belgeler ancak Cumhurbaşkanı, ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı veya ilgili Bakan tarafından, gerekçesi gösterilerek verilmeyebilir. Bu durumda verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.

Uygulamada idarenin “istihbari bilgi” demekle yetinip belgeyi dosyaya koymaması sık görülür. İYUK m.20/3, bu durumda yasağın sunulmayan belgelere dayandırılamayacağını açıkça ortaya koyar.

Uygulamada sık görülen sorunlar

Kamu güvenliği gerekçeli kodlarda sorun çoğunlukla yasağın kendisinden çok dayanağının belirsizliğindedir. Dava dosyalarında öne çıkan durumlar şunlardır:

  • Genel “profil çalışması”: Bazı kayıtlar kişiye özgü bir bilgiye değil; uyruk, yaş, geliş güzergâhı gibi genel ölçütlere dayanan risk analizine dayanır. İdare yazılarında yabancının belirli bir amaçla gelmiş “olabileceği” gibi ihtimal ifadeleri yer alır; bu bir olgu tespiti değildir.
  • Toplu işlemler: Yasak, kişinin adının dahi geçmediği ve ekindeki bir isim listesine atıf yapan toplu bir onay (Olur) ile konulabilir. Bu durumda dosyada kişiye ilişkin herhangi bir değerlendirme bulunmayabilir.
  • “Çekince yoktur” görüşü: İstihbarat birimlerinin “tanzim edilmesinde çekince bulunmadığı” yönündeki görüşü bir tehdit tespiti değil, itiraz bulunmadığı yönünde bir bildirimdir.
  • Süresi dolan yasağın yenilenmesi: Beş yıllık süre dolduktan sonra yeni bir olgu gösterilmeden aynı gerekçeyle yeni bir kod girilebilmektedir. Bu durum m.9/3’teki “ciddi tehdit” şartıyla birlikte değerlendirilmelidir.
  • Ara karara eksik cevap: Mahkeme dayanak sorduğunda idare çoğu zaman yalnızca sistem çıktılarını ve özet yazıları gönderir; asıl istihbarat yazılarını dosyaya koymaz.
  • Tebliğ eksikliği: Yasak kararı genellikle yabancıya tebliğ edilmez; yabancı durumu sınır kapısında öğrenir.

Bu noktaların her biri, iptal davasında işlemin “sebep” unsuru yönünden ileri sürülebilecek somut argümanlardır.

Yargı kararları

Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları iki noktada birleşmektedir: idare giriş yasağını somut ve yeterli bilgiyle desteklemelidir ve yargılamada hükme esas alınan gizli belgeler davacıdan gerekçesiz biçimde saklanamaz.

  • Danıştay 10. Daire, E. 2018/3756, K. 2023/3866: İtalya vatandaşı davacı hakkındaki giriş yasağı, bir Interpol-Europol bildirimine dayanan istihbari bilgiye dayanıyordu. Daire ara kararla bilgi istedi; Millî İstihbarat Teşkilatı istenen nitelikte bir bilgi bulunmadığını bildirdi. Daire, yasağı gerektirecek somut bir tespit bulunmadığı sonucuna vardı.
  • AYM, A.G. [2. B.], B. No: 2018/6143, 16/12/2020: Türk vatandaşı eşi ve dört çocuğuyla Türkiye’de yaşayan yabancıya konulan giriş yasağında, idarenin soyut istihbarat savunmasının ve derece mahkemesinin bunu yeterli görmesinin kamu yararı ile aile hayatı arasında dengeleme yapılmadan kabul edildiği belirtilerek aile hayatına saygı hakkının (Anayasa m.20) ihlal edildiğine karar verildi. Devlet güvenlik gerekçesiyle girişi yasaklayabilir, ancak yeterli ve ciddi bilgi sunmalı, mahkeme de bu bilgiyi gerekçeli olarak değerlendirmelidir.
  • AYM, Bılal Padalı Chasanoğlu [1. B.], B. No: 2021/14332, 28/1/2026: Yunanistan vatandaşı başvurucu G-82 kodu nedeniyle sınır kapısında geri çevrilmişti. AYM, idarenin soyut istihbarat bilgisine dayandığını, mahkemenin ulusal güvenlik savunmasını yeterli ayrıntı aranmadan kabul ettiğini ve aile hayatı ile kamu yararı arasında dengeleme yapılmadığını belirterek aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
  • AYM, V.C. [1. B.], B. No: 2020/20798, 28/1/2026 (RG 2/4/2026, 33212): Bir terfi uyuşmazlığında idarenin kapalı zarfla sunduğu “gizli” bilgi notu davacıya hiç gösterilmemişti. AYM, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin (Anayasa m.36) ihlal edildiğine karar verdi. Karar giriş yasağına ilişkin değildir, ancak gizli belgelerin kullanımına dair ilkeleri tahdit kodu davalarında da doğrudan önem taşır.
  • AYM, Bünyamin Uçar [1. B.], B. No: 2017/32004, 3/6/2020: Güvenlik soruşturmasına ilişkin gizli belgelere dayanan bir idari yargı kararında, başvurucunun hükme esas alınan belgelere karşı beyanda bulunamaması çelişmeli yargılama ilkesinin ihlali sayıldı.
  • AYM, Rıdvan Batur [1. B.], B. No: 2018/17680, 3/12/2020: Davacının idarenin sunduğu belgelerden hüküm anına kadar habersiz kalması ve etkili itiraz imkânı tanınmaması ihlal sayıldı.

Bu kararlardan çıkan pratik sonuç şudur: Yabancının Türkiye’de ailesi varsa Anayasa m.20 kapsamında aile hayatı ihlali, her durumda ise gizli belge kullanımı nedeniyle m.36 kapsamında adil yargılanma hakkı ihlali ileri sürülebilir. Türkiye’de aile bağı bulunmayan yabancılar bakımından ağırlık Danıştay içtihadına ve İYUK m.20/3’e verilmelidir.

Süreç: başvurudan karara

  1. Kaydın öğrenilmesi: Yabancı hakkındaki kod, karar tarihi, süresi ve dayanağı Göç İdaresinden yazılı olarak istenir.
  2. Kaldırma başvurusu: 6458 m.9/6 uyarınca yasağın kaldırılması veya belirli bir süre için girişe izin verilmesi talep edilir. Yabancının geçmiş sorunsuz girişleri, mesleki ve ailevi durumu belgelendirilir.
  3. İptal davası: Başvurunun reddi veya cevapsız bırakılması üzerine, ret işlemi ile dayanağı giriş yasağı kaydına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılır. Dava açma süresi İYUK’taki genel kurallara tabidir; ret işleminin tebliğ tarihi dikkatle belgelenmelidir. Son günü süre hesaplama aracıyla kontrol edebilirsiniz.
  4. Yürütmenin durdurulması: Dava dilekçesinde açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar koşullarının birlikte bulunduğu gösterilerek yürütmenin durdurulması istenir.
  5. Ara karar ve beyan: Mahkeme çoğunlukla idareden yasağın dayanağını ister. İdarenin cevabı geldiğinde sunulan belgeler tek tek incelenmeli; kişiye özgü bir tespit içerip içermediği, eksik belgeler ve İYUK m.20/3 kapsamındaki durum beyan dilekçesiyle mahkemeye bildirilmelidir.
  6. Kanun yolları ve bireysel başvuru: Kararın ardından istinaf ve gerektiğinde temyiz yoluna gidilir. Olağan kanun yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru imkânı vardır. Bireysel başvuru ve tedbir için sınır dışı kararlarına karşı AYM’ye bireysel başvuru yazımıza bakabilirsiniz.

Ara karara verilen cevap davanın en kritik aşamasıdır. İdarenin dosyaya koyduğu belgeler yasağın gerçek dayanağını ilk kez ortaya çıkarır ve beyan dilekçesi bu belgelerin zayıflıklarını gösterme fırsatıdır.

Sık sorulanlar

Ç-184 kodu süresi dolunca kendiliğinden kalkar mı? Kayıt süreyle sınırlıdır; ancak uygulamada süresi dolan yasakların yeniden tanzim edildiği görülmektedir. Kaydın güncel durumu idareden ayrıca sorulmalıdır.

Daha önce Türkiye vizesi almış olmak dava açısından önemli mi? Evet. Yasak dönemleri arasında Türkiye konsolosluğundan vize alınmış olması, devletin o tarihte yabancının girişinde sakınca görmediğini gösteren önemli bir olgudur.

İdare “bilgi gizlidir” derse ne olur? İYUK m.20/3’e göre gizlilik ancak yetkili makamın gerekçeli kararıyla ileri sürülebilir ve verilmeyen belgelere dayanılarak karar verilemez. Anayasa Mahkemesi de hükme esas alınan gizli belgelerin davacıdan gerekçesiz saklanmasını hak ihlali saymaktadır.

Türkiye’de ailesi olmayan yabancı Anayasa Mahkemesine başvurabilir mi? Başvurabilir; ancak aile hayatı ihlali ileri sürülemeyeceğinden ağırlık adil yargılanma hakkına, özellikle gizli belgelerin kullanımına verilmelidir.

Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş değildir. Her dosyanın kendine özgü koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. Kodların tanımları idare kayıtlarında ve dava dosyalarında görülen ifadelere dayanır; resmî bir liste yayımlanmamıştır. Kaynaklar: 6458 sayılı Kanun m.9; 2577 sayılı İYUK m.20; Danıştay 10. D., E. 2018/3756, K. 2023/3866; AYM, A.G., B. No: 2018/6143 (RG 25/2/2021, 31406); Bılal Padalı Chasanoğlu, B. No: 2021/14332; V.C., B. No: 2020/20798; Bünyamin Uçar, B. No: 2017/32004; Rıdvan Batur, B. No: 2018/17680. Tam metinler: AYM Kararlar Bilgi Bankası.

Paylaş
LinkedIn X WhatsApp E-posta