Alacağın temliki: yazılı şekil, borçluya bildirim, devir yasağı ve tahkim şartı | Mecelle’de havale, İngiliz hukuku ve tahkim

Faktoring, kredi teminatı olarak hakediş devri, tedarik zincirinde alacak satışı: ticari hayatta alacaklar sürekli el değiştirir. Devrin geçerli olması için ne gerekir, borçlu kime ödemeli, sözleşmedeki devir yasağı ve tahkim şartı devralanı nasıl etkiler? Bu yazı, Mecelle’nin havale kitabından başlayarak TBK’daki alacağın devri kurallarını, İngiliz hukukundaki assignment rejimini ve devralanın tahkim şartıyla bağlılığını ele alıyor.

Mecelle: havale ve borcun nakli

Mecelle’nin dördüncü kitabı havaleye ayrılmıştır (Kitabü’l-Havale). Havale, borcun bir kimsenin zimmetinden başka bir kimsenin zimmetine nakledilmesidir (m.673). Klasik Hanefi çoğunluk görüşüne göre havale ile asıl borçlu borçtan kurtulur; Mecelle ise İmam Züfer’in görüşünü tercih ederek havalenin asıl borçluyu kurtarmadığını kabul etmiştir (m.690).

Mecelle’deki havale, bugünkü kavramlarla daha çok borcun nakline ve TBK’daki havale sözleşmesine yakındır. Alacağın tek başına bir mal gibi satılması ise klasik fıkıhta sınırlı görülmüştür. Modern alacak devri (temlik), alacağı bağımsız bir malvarlığı değeri olarak dolaşıma sokar; ancak Mecelle’nin, işlem sonrasında borçlunun ve alacaklının konumunun açıkça belirlenmesi gerektiği yönündeki kaygısı, bugünkü bildirim ve savunma kurallarında yaşamaktadır.

Türk hukuku: yazılı şekil, bildirim ve savunmalar

  • Devir serbestisi ve yasağı (TBK m.183): Alacaklı, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borçlunun rızasını aramadan alacağını devredebilir. Sözleşmede devir yasağı varsa devir kural olarak hüküm doğurmaz; ancak devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan üçüncü kişiye karşı borçlu bu yasağı ileri süremez.
  • Şekil (TBK m.184): Devrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır; adi yazılı şekil yeterlidir. Devir vaadi ise şekle bağlı değildir.
  • Bildirim ve iyiniyetli ödeme (TBK m.186): Devir borçluya bildirilmedikçe borçlu, önceki alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulur. Devralanın en önemli işi, devri hemen ve ispat edilebilir biçimde borçluya bildirmektir.
  • Borçlunun savunmaları (TBK m.188): Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Devri öğrendiği anda henüz muaccel olmayan karşı alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla takas edebilir.
  • Tahkim şartı: Doktrinde ağır basan görüşe göre esas sözleşmedeki tahkim şartı, alacakla birlikte devralana geçer ve borçlu ile devralan arasında da uygulanır. Borçlunun savunmalarını devralana karşı da ileri sürebilmesi (TBK m.188) bu sonucu destekler.

Uygulamada uyuşmazlıklar çoğunlukla üç noktada çıkar: devrin borçluya geç bildirilmesi nedeniyle borçlunun eski alacaklıya ödemesi, esas sözleşmede gözden kaçan devir yasağı ve borçlunun devirden sonra ileri sürdüğü ayıp veya gecikme savunmaları. Bağlantılı olarak kefalet ve garanti yazısına da bakabilirsiniz.

İngiliz hukukunun bakışı: assignment

İngiliz hukukunda kanuni devir (legal assignment), Law of Property Act 1925 s.136 uyarınca mutlak olmalı, devredenin imzasını taşıyan yazılı bir belgeyle yapılmalı ve borçluya yazılı bildirim gönderilmelidir. Bu şartlardan biri eksikse devir çoğu zaman hakkaniyete dayalı devir (equitable assignment) olarak geçerli olur; bu durumda devralan dava açarken kural olarak devredeni de davaya katmak zorunda kalır.

  • Dearle v Hall (1828) 3 Russ 1: Aynı alacak birden fazla kişiye devredilmişse öncelik, kural olarak borçluya ilk bildirimi yapan devralana aittir. Kural, TBK m.186 ile birlikte okunduğunda bildirimin her iki sistemde de merkezde olduğunu gösterir.
  • Linden Gardens Trust Ltd v Lenesta Sludge Disposals Ltd [1994] 1 AC 85: Lordlar Kamarası, sözleşmedeki devir yasağına aykırı devrin alacağı devralana geçirmeyeceğini kabul etti. First Abu Dhabi Bank PJSC v BP Oil International Ltd [2018] EWCA Civ 14’te Temyiz Mahkemesi bu kararla bağlı olduğunu belirtmekle birlikte kapsamı hakkında tereddüt dile getirdi.
  • Business Contract Terms (Assignment of Receivables) Regulations 2018: 31 Aralık 2018’den sonra yapılan ve kapsamdaki ticari sözleşmelerde, mal ve hizmet bedeline ilişkin alacakların devrini yasaklayan veya kısıtlayan hükümler etkisizdir. Düzenleme, özellikle küçük işletmelerin faktoring imkânını korumayı amaçlar.
  • Schiffahrtsgesellschaft Detlev von Appen GmbH v Voest Alpine Intertrading GmbH (The Jay Bola) [1997] 2 Lloyd’s Rep 279: Devralan, devralınan hakkı tahkim şartının hem yararı hem yüküyle birlikte alır; hakkı ileri sürmek istiyorsa tahkime gitmek zorundadır.

Karşılaştırma: Türk hukuku devri adi yazılı şekle ve borçluya bildirime bağlar; İngiliz hukuku da yazı ve bildirimi arar, ancak eksik kalan devri hakkaniyete dayalı devir olarak ayakta tutar. Devir yasakları konusunda İngiltere 2018 düzenlemesiyle ticari alacaklarda yasağı etkisiz kılmışken, Türk hukukunda sözleşmeye dayalı devir yasağı kural olarak devralana karşı da sonuç doğurur.

Milletlerarası tahkimden örnekler

Devralan bir alacağı tahkimde talep ettiğinde, hakem heyetinin ilk incelediği konu çoğu zaman yetkidir: devralan gerçekten tahkim anlaşmasının tarafı hâline gelmiş midir?

  • Zürih merkezli ICC tahkimi ve İsviçre Federal Mahkemesi 4P.32/2007: Hakem heyeti, devralan sıfatıyla dava açan tarafın devrin varlığını ve geçerliliğini yetki aşamasında ispat etmesi gerektiğini kabul etti ve ispat edilemeyen devir nedeniyle yetkisizlik sonucuna vardı. İsviçre Federal Mahkemesi, hakem heyetinin devri ve ona bağlı tahkim anlaşmasını ön mesele olarak inceleyebileceğini belirterek iptal başvurusunu reddetti.
  • The Jay Bola (1997): Halefiyet yoluyla hak kazanan sigortacı, çarter sözleşmesindeki Londra tahkim şartına rağmen yabancı bir mahkemede dava açtı. İngiliz mahkemesi, devralınan hakkın tahkim şartıyla birlikte geçtiğini kabul ederek bu davaya karşı dava açma yasağı (anti-suit injunction) verdi; uyuşmazlığın tahkimde görülmesi gerekiyordu.

Bu kararların uygulamadaki dersi açıktır: alacak devralınırken yalnızca devir sözleşmesi değil, esas sözleşmenin tahkim şartı, uygulanacak hukuk ve devir yasağı hükümleri de incelenmelidir. Devir sözleşmesinin tahkim yargılamasında ispat edilebilecek biçimde hazırlanması gerekir.

Sık sorulanlar

Alacağımı devrettim; borçlunun onayını almam gerekir mi? Hayır. TBK m.183’e göre borçlunun rızası gerekmez. Ancak devir borçluya bildirilmezse borçlu eski alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulabilir.

Sözleşmede “alacak devredilemez” yazıyorsa ne olur? Sözleşmeye dayalı devir yasağı kural olarak devri hükümsüz kılar. Bunun istisnası, devir yasağı içermeyen yazılı borç tanımasına güvenen devralandır. İngiliz hukukuna tabi sözleşmelerde ise 2018 düzenlemesi kapsamındaki ticari alacaklarda yasak etkisizdir.

Borçlu devralana karşı hangi savunmaları ileri sürebilir? Devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu tüm savunmaları (ayıp, ifa, gecikme, takas gibi) ileri sürebilir. Devralan, alacağı bu savunmalarla birlikte almış olur.

Genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş değildir. Devrin geçerliliği ve etkileri sözleşmeye ve somut olaya göre değerlendirilir. Kaynaklar: Mecelle Kitabü’l-Havale, m.673, m.690 (ikincil kaynak aktarımlarına göre); TBK m.183, m.184, m.186, m.188; Law of Property Act 1925 s.136; Dearle v Hall (1828) 3 Russ 1; Linden Gardens Trust Ltd v Lenesta Sludge Disposals Ltd [1994] 1 AC 85; First Abu Dhabi Bank PJSC v BP Oil International Ltd [2018] EWCA Civ 14; Business Contract Terms (Assignment of Receivables) Regulations 2018; The Jay Bola [1997] 2 Lloyd’s Rep 279; İsviçre Federal Mahkemesi 4P.32/2007.

Paylaş
LinkedIn X WhatsApp E-posta